Vergi Kanununda değişiklik yapan kanun teklifi komisyondan geçti

Teklife göre, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançları  gelir vergisinden istisna tutulacak. “Küçük esnaf” olarak ifade edilen ve 850 bin  civarında olan bu mükellef grubunun kazançlarının istisna edilmesiyle yıllık  beyanname vermemeleri sağlanacak.

 

Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama  geliştiriciliğinde kazanç istisnası getirilecek. Buna göre, internet ortamındaki  sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler  paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri  kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama  geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde  ettikleri kazançlar gelir vergisinden istisna tutulacak. Bu istisnadan  yararlanmak için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu  faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi  gerekecek.

 

Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı  üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla yüzde 15 oranında gelir vergisi kesintisi  yapmak ve Gelir Vergisi Kanunu’nun “muhtasar beyanname” ve “vergi tevkifatının  yatırılması” başlıklı maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle  yükümlü olacak. Bu tutar üzerinden ayrıca tevkifat yapılmayacak.

 

Mükelleflerin düzenleme kapsamı dışında başka faaliyetlerinden  kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması, istisnadan faydalanmalarına engel  oluşturmayacak.

 

İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespiti halinde, eksik  tahakkuk eden vergi, vergi ziyaı cezası kesilerek gecikme faiziyle birlikte  tahsil edilecek.

 

Cumhurbaşkanı, düzenlemedeki tevkifat oranını her bir faaliyet türü  için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle  yeniden tespit etmeye yetkili olacak.

 

Bu düzenleme, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara  uygulanmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

 

Tarımsal destek ödemeleri gelir vergisinden istisna olacak

 

Tarım sektörü ve çiftçilerin desteklenmesi için kamu kurum ve  kuruluşlarınca yapılan destekleme ödemeleri, gelir vergisinden istisna tutulacak,  bu ödemelerden herhangi bir vergi kesintisi yapılmayacak.

 

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri  üzerinden gelir elde eden mükelleflerin verecekleri yıllık gelir vergisi  beyannameleri, işlerin ikmal edildiği takvim yılını takip eden yılın şubat ayının  başından 25. günü akşamına kadar verebilecek. Bu düzenleme, 2022 yılı  vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak  üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

 

Bir takvim yılında elde edilen gelirler, şubat ayının başından 25.  günü akşamına kadar yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecek. Bu madde  de 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren  uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

 

Basit usulde beyanname verilmesinin madde metninden çıkarılmasına  ilişkin hükmü, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak  üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

 

Yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen  gelir vergisi, şubat ve haziran aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecek.  Bu madde, 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannameler üzerine  tahakkuk eden vergilerden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe  girecek.

 

Cari vergilendirme dönemi içindeki üç, altı ve dokuz aylık periyodlar  üçer aylık dönemler itibarıyla geçici vergi dönemleri kabul edilecek. İlgili  takvim yılı veya hesap döneminin son üç aylık dönemi ise geçici vergi dönemi  kapsamında sayılmayacak, madde kapsamındaki mükellefler tarafından bu dönem için  geçici vergi beyannamesi verilmeyecek. Bu düzenleme, 2022 yılı vergilendirme  dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak üzere yayımı  tarihinde yürürlüğe girecek.

 

Elektronik ortamda vergi dairesi kurulabilecek

 

Vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indirimden yararlanma koşulu olan  “indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yılda  haklarında tarhiyat yapılmamış olması” koşulu, yapılan tarhiyatların  kesinleşmesine bağlı olacak. Söz konusu süre içinde kesinleşen tarhiyatın indirim  tutar sınırının yüzde 1’inden az olması durumunda da indirimden yararlanma  şartları ihlal edilmemiş sayılacak.

 

Yapılan tarhiyatın indirimden yararlanıldıktan sonra kesinleşmesi  durumunda yararlanılan indirimin mükelleften geri alınmasına ilişkin hüküm, madde  metninden çıkarılıyor. Kesinleşmiş tarhiyat bulunmaması kuralı, vergi  beyannameleriyle sınırlandırılacak. 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren verilmesi  gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı  tarihinde yürürlüğe girecek.

 

Fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik ortamda vergi dairesi  kurulabilecek. Elektronik ortamda kurulan vergi dairelerinin diğer vergi  dairelerinin şubesi olarak belirlenerek mükelleflere hızlı ve etkin hizmet  verilebilmesinin sağlanması, vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik  ortamda kurulan vergi daireleri tarafından da yerine getirilmesini temin edecek  düzenlemeler yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilecek.

 

Gelir İdaresi Başkanlığının görev alanına ilişkin işlerde hizmet alımı  yoluyla çalıştırılanlar ile hizmet alımı yapılanların ortak ve yöneticileri de  öğrendikleri sırlar ve gizli kalması gereken diğer hususlar açısından yasaklara,  bu görevlerinden ayrılsalar dahi uymak zorunda olacak.

 

Yabancı ülkelerde bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar,  Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmeksizin, vergi dairesi başkanlıkları veya  defterdarlıklarca doğrudan yurt dışı temsilciliklerine gönderilecek.

 

3 bin 600 Türk lirasından fazla vergi veya vergi cezasına taalluk  ettiği takdirde, ilan yazısı Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri  açısından Gelir İdaresi Başkanlığının, diğerleri için ilgili idarenin resmi  internet sitesi üzerinden de duyurulacak. Bu düzenleme, 1 Haziran 2022’de  yürürlüğe girecek.

 

Uzaktan inceleme

 

Ticari faaliyetlerin icrasında değişen iş yeri kavramı, vergi  incelemesine taraf olan mükelleflerin büyük çoğunluğunun elektronik defter ve  belge kullanması, dijital veri depolama olanaklarının çeşitlenmesi, incelemelerin  daha çok teknolojik ekipmanlar kullanılarak yapılması, inceleme süreçlerinin  dijital ortama taşınması gibi gelişmelerin “uzaktan incelemeyi” mümkün hale  getirdiği gerekçesiyle, teklifle, vergi incelemesinin uzaktan yapılabilmesine  yönelik düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenleme, 1 Temmuz 2022’de yürürlüğe girecek.

 

Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bildirmeye mecbur olduğu  bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı veya elektronik  olarak bildirilmesi durumunda, bu bildirimi mükelleflerce yapılmış bildirim  olarak kabul etmeye, bu şekilde kabul edilecek bildirimleri faaliyet konusu,  gelir unsuru ile mükellefiyet, vergi, iş yeri ve şirket türlerini ayrı ayrı veya  birlikte dikkate alarak tespit etmeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları  belirlemeye yetkili olacak.

 

Fiziki ortamda tutulan defterlerde bulunan tasdik zorunluluğuna benzer  şekilde, Hazine ve Maliye Bakanlığının, Ticaret Bakanlığı ile müştereken veya  kendisinin belirlediği usul, esas ve süreler dahilinde söz konusu defterler için  berat alınması veya defterlerin onaylanması tasdik hükmünde sayılacak. Berat  alınması ve onay işlemlerinde belirlenen usul, esas ve sürelere uyulmaması  halinde ise defterlerin tasdik ettirilmemiş kabul edilecek.

 

Mükelleflere kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen  zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi kanunları bakımından hiç  düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi  gereken belgeler de dahil edilecek.

 

Yararlanılması, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu  ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda,  tasdik raporunun gerekli süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda, mükellefe  tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük süre verilecek ve bu süre içinde verilmesi  halinde tasdik raporu zamanında verilmiş sayılacak.

 

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi Usul Kanunu ile  Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi ile yararlanılması yeminli mali  müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna,  zarar mahsubu ve benzeri konularda, tasdik raporunun ilgili mevzuat ve mezkur  maddenin üçüncü fıkrasındaki süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda,  mükellefe tebliğ edilmek şartıyla 60 günlük bir mühlet verilecek, bu süre içinde  verilmesi halinde tasdik raporu zamanında verilmiş sayılacak.

 

Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit  edilenler ile defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve  çiftçiler, söz konusu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu  bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar için işi  yapana veya malı satana imzalatacakları gider pusulası düzenlenecek. Vergiden  muaf esnaf için düzenlenen gider pusulası, bu kişiler tarafından verilmiş fatura  hükmünde olacak. Gider pusulası, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten  itibaren azami 7 gün içinde düzenlenecek, bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider  pusulası hiç düzenlenmemiş sayılacak.

 

Kanun teklifiyle bazı durumlarda gider pusulası yerine kabul  edilebilecek belgelere ilişkin düzenlemeler de hayata geçiriliyor. Bu kapsamda  maddede öngörülen hallerde banka, ödeme kuruluşu ve PTT tarafından düzenlenen  belgeler ile Kanun uygulamasında belge düzenleme yükümlülüğü bulunmayan kamu  kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları diğer ilgili mevzuat dahilinde  düzenledikleri belgeler gider pusulası yerine kabul edilecek; bu hallerde  mükellefler tarafından ayrıca gider pusulası düzenlenmesine gerek kalmayacak. Bu  madde, düzenlemenin yayım tarihini takip eden ayın başında yürürlüğe girecek.

 

Vergi mahremiyeti hükümleri, yetkili ortak, yönetici ve çalışanlara  da uygulanacak

 

Düzenlemeyle söz konusu Kanun’a, “elektronik defter beratı” ve  “elektronik muhasebe fişi” tanımları ekleniyor. Buna göre, elektronik defter  beratı, elektronik ortamda tutulan defterlere ilişkin olarak Gelir idaresi  Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren ve Gelir  idaresi Başkanlığı tarafından onaylanmış elektronik dosya; elektronik muhasebe  fişi ise şekil hükümlerinden bağımsız olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından  belirlenen standart ve içeriğe uygun olarak elektronik ortamda düzenlenen,  imzalanan, muhafaza ve ibraz edilebilen muhasebe fişine ait elektronik kayıtlar  bütünü şeklinde tanımlanıyor.

 

 Teklifle, mükelleflerin defter ve belgelerini elektronik ortamda ibraz  edilebilmesine imkan sağlanırken, vergi mahremiyetine ilişkin hükümlerin  elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve  saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda  yetkilendirilen mükelleflerin ortak, yönetici ve çalışanları hakkında da  uygulanması imkanı getiriliyor.

 

Hazine ve Maliye Bakanlığınca, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu  defter, kayıt ve belgelerin, mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt  araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanmasının yanı sıra mikro  film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla ibraz edilmesine de  izin verilmesi veya zorunluluk getirilmesi için yetki veriliyor.

 

Maliyet bedeline dahil edilecek giderler

 

Düzenlemeyle Vergi Usul Kanunu’ndaki iktisadi kıymet değerlerinin  değerleme ölçütleri arasına “alış bedeli” de ekleniyor.

 

İktisadi kıymetlerin değerleme ölçüsü olarak dikkate alınan “maliyet  bedeli” tanımına girmesi zorunlu olan ve olmayan unsurlar kapsamlı sayılarak söz  konusu Kanun’a dercediliyor. Böylece uygulamada tereddütlere neden olan, maliyet  bedeline zorunlu veya ihtiyari olarak dahil edilmesi öngörülen giderler sayılarak  maliyet bedelinin nelerden oluştuğunun açıklığa kavuşturulması hedefleniyor.

 

Buna göre, iktisadi kıymetin, iktisap edilmesi veya değerinin  artırılmasıyla doğrudan ilgili gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme,  boşaltma, nakliye ve montaj giderleri; iktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya  değerinin artırılmasıyla doğrudan ilgili resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme,  değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri; iktisadi kıymetin  finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur  farklarının emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi  kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar  olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler; iktisadi kıymetin stoklara  veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri ile  gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının  tesviyesinden mütevellit giderler, maliyet bedeline dahil edilecek.

 

Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla bunların envantere  alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilecek.  ???????Mükelleflere, iktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya  değerinin artırılmasıyla ilgili özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer  vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme  fonunu, maliyet bedeline dahil edebilme veya genel giderler arasında gösterebilme  serbestliği getiriliyor.

 

Teklifle, Kanun’a değerleme ölçüsü olarak eklenen “alış bedeli”, bir  iktisadi kıymetin satın alma bedeli olarak tanımlanıyor. Buna göre, iktisadi bir  kıymetin iktisap edilmesiyle ilgili diğer giderler alış bedeline dahil  edilmeyecek.

 

Yeniden değerleme oranı düzenlemesi

 

Vergi Usul Kanunu’nda yapılan değişiklikle “Enflasyon düzeltmesi,  yeniden değerleme oranı ve yeniden değerleme” başlığı düzenleniyor. Buna göre,  tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar  vergisi mükellefleri, enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını TL dışında  başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç, enflasyon düzeltmesi  yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla  bilançolarına dahil bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetlerini ve bunlar  üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, kanun  teklifinde belirlenen şartlar doğrultusunda yeniden değerleyebilecek.

 

Yeniden değerleme yapılacak yılın ekim ayında bir önceki yılın aynı  dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yİ-ÜFE’de meydana gelen ortalama  fiyat artış oranı, yeniden değerleme oranı olarak dikkate alınacak. Kendilerine  özel hesap dönemi tayin olunan mükellefler için özel hesap döneminin başladığı  takvim yılına ait oran esas alınacak. Geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak  değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı ise bir önceki yılın Kasım  ayından başlamak üzere; 3, 6 ve 9’uncu aylarda bir önceki 3, 6 ve 9 aylık  dönemlere göre Yİ-ÜFE’de meydana gelen ortalama fiyat artış oranı esas alınmak  suretiyle belirlenecek.

 

Yeniden değerlemede iktisadi kıymetlerin değerinde meydana gelen değer  artışı, yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet  eden değer artışı ayrıntılı olarak görünecek şekilde bilançonun pasifinde özel  bir fon hesabında gösterilecek.

 

İktisadi kıymetlerini bu fıkra kapsamında yeniden değerlemeye tabi  tutan mükellefler bu kıymetlerini, yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri  üzerinden amortismana tabi tutmaya devam edecek.

 

Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının,  sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen  veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile  ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulacak.

 

 Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin elden  çıkarılması halinde, bunlara isabet eden pasifte özel bir fon hesabında  gösterilen değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulacak.

 

Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara  alınabilecek. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapamamasından veya değerleme  oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllarda geçmiş dönemlere  ilişkin yeniden değerleme yapılamayacak.

 

Hesap dönemi içinde aktife giren iktisadi kıymetler için aktife  girdiği hesap döneminde, yeniden değerleme yapılmayacak.

 

 Bu düzenleme 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.

 

 

About admin

Check Also

İklab Nedir, Ne Vakti Olur? İklab Örnekleri…

İklab, diğer adıyla Tenwin Harekesi olarak da bilinir. Öz ya da yüksek olmak üzere iki …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.