Merkez Bankası’ndan borç açıklaması! – Ekonomi Finans Haberleri

TCMB’nin “Kısa Vadeli Dış Borç”, “Uluslararası Yatırım Pozisyonu”,  “Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri” ile  “Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri”nde yapılan revizyonlara ilişkin  hazırladığı bilgi notu yayımlandı.

 

Bilgi notunda, revizyonlarla ticari krediler verilerinde tespit edilen  yanlılıkların veri kalitesinin artırılması yoluyla düzeltildiği, menkul kıymet  istatistiklerinde uluslararası standartlara uyumun artırıldığı ve yurt dışı  yerleşiklerin mevduatlarında kısa ve uzun vade ayrımının istatistiklere  yansıtıldığı belirtildi.

 

Dış borç istatistiklerini etkileyen başlıca revizyonun, ticari  kredilerin firmalardan doğrudan raporlama yoluyla derlenmesi olduğu aktarılan  notta, “Firmaların dış ticaretten kaynaklı ihracat alacakları ve ithalat borçları  daha önce gümrük beyannameleri esas alınarak belirli varsayımlar altında borç  istatistiklerine yansıtılmaktaydı. Ancak Türkiye’nin ithalatı ve vadeli  ithalatında yapısal bir değişiklik olmamasına rağmen son yıllarda ithalat  borçlarında dikkat çekici bir artış gözlenmiştir. Firmaların gümrük  beyannamelerinde ödeme şeklini tam yansıtamamaları ve bankacılık sistemi  aracılığıyla yaptıkları ithalatta kredi geri ödeme bilgilerini bankalara zamanlı  raporlamamalarının bu artışın kaynağı olduğu değerlendirilmektedir.” ifadeleri  kullanıldı.

 

Ticari krediler istatistiklerindeki yanlılıklar düzeltildi

 

Bilgi notunda, TCMB’nin 15 milyon dolar üzeri yabancı para kredi riski  bulunan firmalardan döviz risklerinin takibi amacıyla 2018’den itibaren yabancı  para borç ve alacaklarına ilişkin aldığı raporlamalarda da yurt dışı ticari  borçların varsayımların oldukça altında kaldığının görüldüğüne işaret edildi.

 

İthalat borçlarının ithalata oranının ortalama ve medyan değerlerinin  gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere kıyasla Türkiye’de görece yüksek olduğu  vurgulanan notta, “Gelişmekte olan ülkelerin 2020 ortalaması yüzde 13 ve medyan  değerleri yüzde 9 düzeyinde iken, gelişmiş ülkelerin aynı oranları sırasıyla  yüzde 10 ve yüzde 8 düzeyindedir. Türkiye’nin bu dönemdeki ithalat borçlarının  ithalata oranı ise yüzde 26 düzeyindedir.” denildi.

 

Notta, ticari krediler istatistiklerindeki söz konusu yanlılıkların  düzeltilmesi amacıyla geçen yıl TCMB ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş  birliğinde birçok ülkede yaygın olarak kullanılan doğrudan raporlama tekniği ile  firma seviyesinde veri derlenmesine yönelik bir çalışma başlatıldığı  anımsatılarak, şunlar kaydedildi: “Çalışma ile çeyreklik dönemler itibarıyla toplam vadeli ithalatın ve  ihracatın en az yüzde 80’ini temsil eden firmalardan ticari alacak ve borçlarını  yurt içi ve yurt dışı ayrımında, yabancı para kompozisyonlarını da içerecek  şekilde raporlamaları talep edilmiştir. Doğrudan raporlama yöntemiyle elde edilen  ticari kredi borç ve alacak verileri öncelikle tam kapsayıcılık sağlayacak  şekilde tümevarım yöntemiyle genişletilmiş, daha sonra da girdi oluşturdukları  istatistiklere geriye dönük olarak yansıtılabilmeleri için geçmiş zaman serileri  üretilmiştir. Buna göre; mayıs ayı itibarıyla ihracat alacakları 13,1 milyar  dolar artarak 24,5 milyar dolardan 37,6 milyar dolara çıkmış, ithalat borçları  ise 25,1 milyar dolar azalarak 56,5 milyar dolardan 31,4 milyar dolara  gerilemiştir.”

 

Menkul kıymetlerde yasal sahiplikten ekonomik sahiplik esasına  geçildi

  

Bilgi notunda, menkul kıymet istatistiklerinde yapılan revizyona da  değinilerek, menkul kıymetlerin sahiplik tanımında yasal sahiplikten ekonomik  sahiplik esasına geçildiği bildirildi.

 

Eski uygulamada, bir bankanın sahipliğindeki menkul kıymetin yurt dışı  yerleşik ile repo veya ödünç verme işlemi sonucu el değiştirdiğinde, DİBS’ler  için yasal sahipliğin, eurobondlar için ise ekonomik sahipliğin esas alındığı  aktarılan notta, “Yeni uygulamada DİBS’ler için de ekonomik sahiplik esas  alınmaya başlanmıştır.” bilgisi verildi.

 

Notta, bir menkul kıymetin ekonomik sahibinin tüm risk ve faydaları  taşıyan taraf olarak tanımlandığı aktarılarak, şu ifadelere yer verildi: “Bu yeni tanım ve uygulama gereği, repo yoluyla sağlanan yurt dışı  kaynaklar ve fonlar, banka için kredi yükümlülüğü olarak kaydedilmektedir. Repo  konusu menkul kıymetler ise bankanın ekonomik sahipliğinde kalmaya devam  etmektedir. Repo yoluyla sağlanan yurt dışı kaynakların kredi kullanımı olarak  değerlendirilmesi dış borç stokunu yukarı yönlü etkilemiştir.

 

Diğer bir iyileştirme ise, yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’deki  mevduatlarının kısa ve uzun vade ayrımının yapılması olmuştur. Eski uygulamada  yurt dışında yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin yurt içinde yerleşik bankalardaki  döviz ve TL mevduatlarının tamamının kısa vadeli olduğu varsayılmaktaydı ancak  söz konusu mevduat yükümlülükleri için banka mizan verilerinde 1 yıla kadar ve 1  yılın üstünde olmak üzere vadeye göre ayrım olduğu bilinmektedir. Bu çerçevede,  mevcut tablodaki mevduat kalemlerinin kısa ve uzun vadeli olarak ayrıştırılması  Bankalar Tek Düzen Hesap Planı çerçevesinde yapılmıştır. Çalışma sonucu, uzun  vadeli mevduat tutarları kısa vadeli dış borç tablosundan çıkarılmıştır.”

 

Revizyonların istatistikler üzerindeki etkisi

 

Bilgi notuna göre, üç başlık altında gerçekleştirilen revizyonlar  sonrası Mayıs 2021 itibarıyla kısa vadeli dış borç 25,7 milyar dolar azalarak  144,9 milyar dolardan 119,2 milyar dolara geriledi.

 

Net uluslararası yatırım pozisyonu açığı 33,6 milyar dolar azalarak  327,8 milyar dolardan 294,2 milyar dolara, firmaların net döviz pozisyonu açığı  ise 37 milyar dolar gerileyerek 168,6 milyar dolardan 131,6 milyar dolara indi.

 

Bu arada yapılan revizyonlar sonucunda, kısa vadeli dış borç stoku  haziranda 2020 yıl sonuna göre yüzde 6,5 artarak 121,7 milyar dolar oldu. Bu  dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 1,3 artarak 58,1  milyar dolara, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,8 yükselerek  36,5 milyar dolara çıktı.

 

Uluslararası yatırım pozisyonu verilerine bakıldığında, haziran  sonunda geçen yıl sonuna kıyasla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları yüzde 7,4  artarak 274,4 milyar dolara yükselirken, yükümlülükleri yüzde 12,4 azalarak 555  milyar dolara geriledi. Böylece 2020 sonunda 378,3 milyar dolar olan net  uluslararası yatırım pozisyonu açığı, haziranda 280,6 milyar dolar düzeyinde  gerçekleşti.

 

 

Öte yandan yurt dışında yerleşik kişiler, geçen hafta net 77,9 milyon  dolarlık hisse senedi, 1,5 milyon dolarlık Şirket Borçlanma Senetleri aldı. Bu  dönemde 45,2 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) kesin satışı  gerçekleştiren yurt dışı yerleşikler, ters repo yoluyla ise 40,6 milyon dolarlık  DİBS aldı.

 

About admin

Check Also

Ay Lav Yu’nun konusu ve oyuncuları: Ay Lav Yu filmi ne zaman ve nerede çekildi?

Filmde gönlünü yabancı bir kadına kaptıran İbrahim’in hikayesinin anlatıldığı Av Lav Yu filmi bu akşam …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.